FAiLi MECHUL ...ess...



Anasayfa

Profilim

Sarı Sayfalar

Şiirlerim

essarett...

Günde sadece bir tıklamayla aç insanların doyurulmasına yardımcı olmak istermisin.?

maus sağ tıkla linkte açılan sayfada kavuniçi arkaplanlı HELP FEED THE HUNGER  banner'a tıklarsanız sponsorlar yardımıyla aç insanları doyuruyorsunuz.tşkrler.
Sen gittiğinde döküldü yapraklar, daha ilk bahardı. En son yine sen giderken gökyüzüm karardı. Nedeni yoktu belkide hiç sebepsiz sevdim seni Geçmişe mazi demek sencede o kadar kolaymıki İklimlerimin dördüde sonbahar şimdi Dönsen yağmurun tadını alacağım İçimi ürpertebilecek o zaman yağan kar Nisan yağmurları senin gibi okşayacak tenimi Canımdan canlar kopacak biliyorum Esaretimin sonuna seninle nokta koyuyorum.



* katre
* ilker pamukçu
* tibette7yil
* fikretsimsek
* hazan
* bahaettinkarakoc
* samanyoluaydin
* gokcesair
* blogekle
* meliqe
* nergizcankul
* suskunsokaklar
* hawin1
* soruisareti
* petunya
* sukretmiyoruz
* siirlerindili
* mavisevdalar
* cerenimo74
* uneshan
* yusuf evren
* eroman
* mesud
* ruhsuzbeden
* gizemmlii
* feminist
* hudavendigar
* edebiyatvakti
* canandansiirler
* duyulmayananlamcigligi
* kedi1402
* fuadyusufoglu
* Aydin MERT
* essarett
* Blogcu Yardım
* begonyam
* filiz70
* angeldream
* benolmayinca
* romantikmeyhane
* iyilikmelegi77
* zuhalaksulu
* cebimdekikelimeler
* benyaziyorum
* gifdunyasi
* c9efsanesi
* dolunayayazi
* binbirgecehikayeleri
* saubjk1903
* ladyfame
* yitikduslerim


Yazmak istedim;
Her satırın sonuna bir ama eklendi
Konuşmak istedim;
Sesim hep sessizliklerde boğuldu...
Anlatmak istedim;
Başka konulardan bahsettiğimi farkettim.
Ağlamak istedim;
Gözyaşlarım akmaz oldu...
Bağırmak istedim;
Sesim yankılanıp odamın boşluğundan
Geri döndü...

ess...

sengidince ess... Erdem Evren aranıyor
Türkçe - ingilizce Sözlük

ç - y - ? - ö - ? - ü
Kelime:
Günlük Burç

...Yalnız, kimsesiz zaman...Ve zaman o kadar yavaş Ve zaman o kadar hızlı ilerler ki...


...


 

Ben size ne yaptım
Çağrı mı, armağan mı, ceza mı
Ne vardı böyle karşıma geçecek
Ben ne yazılar ne çizgiler yitirdim hatırlamadım
Ne var ki sizinki onlar gibi gitmeyecek

 

Artık olan oldu
Gitmeniz gitmeseniz bir
Ben de düş kursam da kurmasam da
Aklıma yüzünüz gelecektir

 

Ben size ne yaptım,
Ne kötülüğüm dokundu size
İnanın - hoş niçin inanacaksınız-
Sizi şu ana kadar tanımazdım
İnanmak, bilmek yakışmaz size
Karşıma çıkmayacaktınız.
Karşımda bir resim gibi şimdi
Kuramadığım düşlerin çizdiği, siz
Hem gözüme hem düşünceme
Çakılıp kaldınız
Renklerinize ve biçimlerinize
Düş dışı gerçeklerin çizdiği siz

 

Beni benden çıkardınız
Beni benden aldınız
Göz görmeye-görmeye
Bir uzağa bıraktınız
Kendime dönmeye artık çok geç.

 

Özdemir Asaf

 

 

Kategori: Siirler
Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı


Gidiyorum ''ELVEDA''


 


Vakit doluyor ,gitme zamanı
Doyamadın bana , yüreğinde kalsın son kurşunum
Bir parça sevdayı sar bohçana ,
Sakla onu kızıl topraklara.
Hoşçakal gözümün nuru ,

Karacadağda yükselen çoban ateşine yazdım son mektubumu
Nameleri duman duman aksın her gece yıldızlarına.


Gidiyorum baygın gözlüm
Uzaklar beni çağırır sensizliğe
Soğuk ,sessiz bir toprak düşer üstüme
Kırılgan bir şarkının notaları zincirlemiş beni
Gözlerindeki bulutları açmaya gidiyorum
Hoşçakal nefesi şiire boğulacak adam
Yarınlarına öksüz kumrular saçtım
Cigara ziftleneceğin ,sessiz sokaklara yanlızlık bıraktım
Gidiyorum ,yanakları yağmurlara bulanacak yarim


Vakit tamam
Bir aşkın fidanından çatırdayan dal gibi
Ürkek karanlığın beşiğine düşercesine.
Mavi gecenin dalından bir yıldız kayıyor
Alacakaranlığın küskün şafağına,
Hoşçakal, mezarıma sızlanıp, ağıtlara boğulacak sevdiğim-din-!..

 

 

 

 

Öldürdün içindeki beni
Öldürdüm içimdeki seni
Sus...Gelme artık neye yarar
Düşlerimde bulurum gölgeni

Hoşçakal gözümün nuru hoşçakal.


Elveda gençliğim, elveda yitip giden yıllarım, elveda tüm hasretlerim,

 ELVEDA.

 

ess...

 

ARALIK..

ayrılık..

aralık..

ayrılık..

 

*yazılmış kadere ayrılık silemedim*

 

 

 

 

Kategori: Kimsesiz Mektuplar
Yorum (12) | Yorum yaz | Bağlantı










« Önceki Sayfa <<<<<-->>>>>









Birden ışıklar söndü, her yer zindana döndü sen gidince. Güneş bile karardı, içimde ismin yandı sen gidince. Herkes bana acıyor, kuşlar artık ötmüyor sen gidince. Yollar sokak ne tenha, bitti artık o rüya sen gidince. Evde herşey huzursuz, bense çölde bir susuz sen gidince. Saksıda çiçek mahsun, pamuk kedin ne durgun sen gidince. Melekler seni aldı, içimde acın kaldı sen gidince. Gittin dönüşsüz yola, tanrıdan rahmet ola sen gidince. Seni özledim çünki sevmiştim. Belki gelir diye bu duayı söyledim. Kuşlar birgün ötecek, çiçek pembe açacak sen dönünce. İsmin çığlık olacak, kalbim birden duracak sen dönünce. Güneş nasılda parlar, gözler sevinçten ağlar sen bana dönünce. Tekrar kapım çalacak, dostlar bize koşacak sen dönünce. Seni özledim çünki sevmiştim. Belki gelir diye bu duayı söyledim. Tek tesellim bu dua, artık zehir bu dünya sen gidince. Bana kimler bakacak, beni kim anlayacak sen gidince. Kapandı perdelerim, karardı gündüzlerim sen gidince. Olalım bizde hayal yuva kursun melekler ben gelince. Bulutlar sana duvak, cennet bize son durak ben sana gelince...

Online Müzik

essarett

Büyük bir karmaşanın Tam ortasında ilerliyoruz, Geri sayım devam ediyor.! Hiçbirimize iltimas yok Şu anda ne düşünüyorsun Senden başka bilen yok.

Düşüncelerin arasına bir parantez açmak ve Radyo dinlemek istermisin.... Şimdi onu yapmanın tam vaktidir belki... Benim içinde, Senin içinde...


..........

Gurbetimde sensin, Vuslatım da sen. Gidişim sanadır, Dönüşüm sana. Anlasana!

Sözümde sensin, Özüm de sen. Söylediğim sanadır, Söyleyemediğim sana.

Ateşimde sensin, Közüm de sen. Yangınım sanadır, Yandığım sana.

Yazanda sensin, Yazdıran da sen. Hikâyem sanadır, Şiirim sana.

Ey gözlerine şiirler yazdığım, Nazlı güzel Anlasaydın, Ağlardın. Ve emin ol AĞLASAYDIN, ANLARDIN...

M.Türkaslan

Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık...
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir...
Ö.ASAF


sen gelince yeniden başlar, bu hikaye kaldığı yerden...
sen gelince gülmeye başlar yüzüm,
gözyaşlarıma inat...
sen gelince hatırlanır
eskimeyen hatıralar!
sevgilerimle en sevgiliye...
ess...


Seni seviyordum Susmayı öğrendim Konuşabilmen için.

Seni seviyordum Sana dokunmayı bıraktım Ayakta durabilmen için.

Seni seviyordum Senden vazgeçebilmeyi öğrendim Mutlu olabilmen için.

Ve....Halen.... Seni çok seviyorum Sonu yalnızlık olsa bile Senin için...Benim için.... Sana ait ne varsa Umutlarım için Hayallerim için İkimiz için...

ess...

ruhsuzbeden

..............

Doğan Cüceloglu: Arkadaşlar,aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?

Bir katılımcı: Allah'a şükür hocam bildiğimiz kadarıyla yok.

Cüceloglu: Ne güzel! Peki bana istisnasız tüm insanların,yani altı milyar insanında başına geleceği garanti birşey söyler misiniz?

Cevap neredeyse otomatik çıkar: Ölüm

Cüceloglu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir.Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir, ama bundan sonra başa gelmesi kesin olan tek şey ölümdür.Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?

Katılımcılar burada sessizce,başlarıyla onaylamaya başlar.Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır...

Cüceloğlu: Peki,ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?

Katılımcılar: Hayır

Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?

Bir katılımcı:Var

Cüceloğlu:Yarın

Bir katılımcı:Evet

Cüceloğlu:30 yıl sonra?

Bir katılımcı:Olabilir.

Cüceloğlu:Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?

Sınıf sessizce dinlemeye devam eder.Çünkü genellikle yaşama böyle bakmamışlardır.

Cüceloğlu:Peki bir de tersini düşünelim,bu akşam eve döndüğünüzde,bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? Var mıdır böyle bir garanti?

Bir katılımcı:Yoktur hocam.

Cüceloğlu:Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini?

Katılımcılar burda rahatsız olmaya başlar.

Bir katılımcı:Hocam konuyu değiştirsek?

Cüceloğlu:Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz,biraz daha devam edelim bence. Peki,acaba bunu dün gece bilseydiniz,yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz,o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?

Bir katılımcı:Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.

Cüceloğlu:Şimdi sizden rica ediyorum,lütfen bir an arkanıza yaslanın,gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz?Aynı iletişim mi olurdu?Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz?Aynı konular,tartışma ya da gerginlik yaratır mıydı?Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken bu son görüşünüzde ona ne derdiniz?Onun boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz?Çok sıkı sarılmaya mı,aynaya mı vakit ayrırdınız? Ona,yüreğinizin derininden gelen bir "Seni gerçekten çok seviyorum" demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz?Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?

Burada bazı katılımcılar ağlıyordur.Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir.

Cüceloğlu:Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz,acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz,kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli,hangilerinde "Şimdi kalbini kırdım,ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim" diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna gerçekten zaman kaldı mı?

.................

İçimdeki bu hiçlik uzar da gider.
Yaşamak istiyorum bir sevmelik
Bu kadarı bana yeter....
Mutsuzlugun karanlık yollarında kör,
Zaman gerçegine tutsak olmuşum.
Kendi kendime yasak olmuşum.
ess...





-->